stu nicholls dot com | menu - Professional dropdown #3
  Zorunlu Açıklama !

3 Eylül 2014 Çarşamba   


HSYK atamalarında Cumhurbaşkanı ve Meclis`e yetki verilmesini nasıl buluyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz
Yorum Yok
 


 
 
 
 
 
 
kanunlar  
   


CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (4)


No : 1412

 

TERCÜMAN BULUNDURULACAK HALLER

Madde 252 - Maznun Türkçe bilmiyorsa bir tercüman vasıtasiyle hiç olmazsa Cumhuriyet Müddeiumumisinin ve müdafiin son iddia ve müdafaalarının neticeleri kendisine anlatılır.

Sağır veya dilsiz olan maznuna bunlar yazı ile bildirilemiyecek olursa 58 inci madde mucibince muamele olunur.

DURUŞMANIN BİTMESİ VE HÜKÜM

Madde 253 - (Değişik madde: 05/03/1973 - 1696/37 md.)

Duruşmanın sona erdiği tefhim olunduktan sonra hüküm verilir.

Sanığın beraatine veya mahkümiyetine, davanın reddine veya düşmesine ve muhakemenin durmasına dair kararlar hükümdür.

Aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir.

Kovuşturmanın ve dolayısiyle muhakemenin yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın gerçekleşmediği anlaşılırsa, gerçekleşmesini beklemek üzere, muhakemenin durmasına karar verilir.

Ceza Kanununun birinci kitabının dokuzuncu babında davanın düşmesi sebebi olarak gösterilen haller varsa veya muhakeme şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine karar verilir.

Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma veya düşme kararı verilemez.

DELİLLERİ TAKDİR SALAHİYETİ

Madde 254 - Mahkeme irat ve ikame edilen delilleri duruşmadan ve tahkikattan edineceği kanaate göre takdir eder.

(Ek fıkra: 18/11/1992 - 3842 /24 md.) Soruşturma ve kovuşturma organlarının hukuka aykırı şekilde elde ettikleri deliller hükme esas alınamaz.

ADİ HUKUK MESELELERİNDE CEZA MAHKEMELERİNİN SALAHİYETİ

Madde 255 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Bir fiilin suç olup olmaması, adi hukuka müteallik bir meselenin halline bağlı ise ceza mahkemesi bu meseleye dahi ceza işlerindeki usul ve deliller için mer 'i kaidelere göre karar verir.

Bununla beraber mahkeme, muhakemeyi talik ve hukuk davas ı açılması için alakadarlara bir mehil verebilir.

Hukuk mahkemesinden bu babda bir hüküm çıkmasını da bekliyebilir.

Ceza mahkemelerinde son tahkikat esnasında suçtan zarar görenlerle maznunların yaşlarında ceza hükümleri bakımından lüzum görülecek tashihlerin Nüfus Kanunundaki usule göre icrası ceza mahkemesine aiddir. Bu babda verilecek karar esas hükümle birlikte temyiz olunabilir.

HÜKÜM VE KARARLARDA LAZIM OLAN REY MİKTARI

Madde 256 - Mahkemece hüküm ve kararlar ittifak veya ekseriyetle verilir.

Muhalefet sebeplerinin zabıtnamede gösterilmesi mecburidir.

HÜKMÜN MEVZUU VE SUÇU TAKDİRDE MAHKEMENİN SALAHİYETİ

Madde 257 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/51 md.) Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir.

SUÇUN MAHİYET VE VASFININ DEĞİŞMESİ

Madde 258 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/52 md.) Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun temas ettiği kanun hükmünden başkasıyla mahküm edilemez.

Ceza Kanununda tayin edilmiş olup cezanın artırılmasını icab edecek mahiyette bulunan hallerin ilk defa duruşma sırasında serdedilmesi halinde dahi aynı hüküm caridir.

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/52 md.) Sanık, iddianamede yazılı suçtan daha ağır bir madde hükmüne maruz bırakıldığını veya ikinci fıkrada gösterilen nitelikte yeni ileri sürülen hallerin mevcudiyetini bildirerek, savunmasını hazırlayamadığı itirazında bulunacak olursa, mahkeme, duruşmanın başka güne bırakılmasına karar verir.

Bundan başka mahkeme vaziyette hasıl olan değişiklikler neticesinde iddia ve müdafaayı layıkile hazırlamak için muhakemenin talikine lüzum görürse gerek taleb üzerine ve gerek kendiliğinden muhakemeyi talik edebilir.

(Ek fıkra: 05/03/1973 - 1696/38 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirmeler varsa müdafie yapılır. Müdafi sanığa tanınan haklardan onun gibi faydalanır.

(Ek fıkra: 07/01/1981 - 2369/8 md.; Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/52 md.) İddianamede gösterilen suçun temas ettiği kanun maddelerinde belirtilen cezadan daha az bir ceza verilmesini gerektiren hallerde sanık, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmez veya davetiye tebliğ edilemez ise bu maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

DURUŞMA SIRASINDA SANIĞIN YENİ BİR SUÇUNUN ORTAYA ÇIKMASI

Madde 259 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/53 md.)

Sanığın, iddianamede yazılı suçtan başka bir suç işlemiş olduğu duruşma sırasında ortaya çıkarsa, Cumhuriyet savcısının talebi ve sanığın muvafakatıyla her ikisi birlikte hükmolunmak üzere bu suç, duruşması yapılmakta olan işle birleştirilebilir.

Yeni suç mahkemenin yetkisi haricinde olur veya kendisine göre daha üst bir mahkemenin görevine dahil bulunursa yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.

HÜKMÜN ESBABI MUCİBESİNDE GÖSTERİLMESİ LAZIMGELEN NOKTALAR

Madde 260 - Maznun mahküm olursa hükmün esbabı mucibesinde mahkemece suçun kanuni unsurları olmak üzere sabit ve muhakkak addedilen vakıalar gösterilir; eğer delil başka vakıalardan istintaç edilmiş ise bunlar dahi hükümde söylenir.

Duruşma sırasında Ceza Kanununda muayyen olup cezanın kaldırılmasını veya tahfif veyahut teşdidini mucip olacak mahiyetteki hallerin vücudu serdedilmiş ise hükmün esbabı mucibesinde bu hallerin sabit addedilip edilmediği gösterilir.

Bundan başka mahkümiyete dair hükmün esbabı mucibesi Ceza Kanununun tatbik olunan maddesini veya ceza miktarının tayinine hakimi sevkeden halleri muhtevi olur.

Ceza Kanunu umumi surette daha hafif bir cezanın tatbikını esbabı muhaffife vücuduna bağlı kılmış ise bu sebeplerin vücudu kabul veya reddolunduğu takdirde hükmün esbabı mucibesi bunlara mütaallik kararları dahi gösterir.

Kanun yollarına müracaata salahiyeti olanlar bu haklarından vaz geçtiklerini beyan ederlerse suçun kanuni unsurlarını gösteren vakıaların ve tatbik edilen kanun maddesinin söylenmesi yeter.

Beraet halinde hükmün esbabı mucibesi maznunun isnat olunan suçu işlediğinin sabit olmamasından mı yoksa sabit ve mütehakkik addedilen suçun kanunda bir mahkümiyeti istilzam edemediğinden mi beraetine hükmolunduğunu gösterir.

HÜKMÜN NE SURETLE TEFHİM OLUNACAĞI

Madde 261 - (Değişik madde: 04/06/1985 - 3206/54 md.)

Hükmün tefhimi duruşmanın sonunda, en az 268 inci maddede belirtilen hüküm fıkrasının duruşma tutanağına geçirilerek okunması ve gerekçenin başlıca noktalarının sözlü olarak bildirilmesi suretiyle olur.

Hüküm fıkrası ayakta dinlenir.

Hükmün tefhimi sırasında sanık hazır bulunduğu takdirde, varsa kanun yolları kendisine bildirilir.

VAZİFESİZLİK KARARI VERİLMİYEN HAL

Madde 262 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Mahkeme, duruşmada anlaşılan vasıf ve mahiyetini ileri sürerek davanın görülmesi derecesi dun bir mahkemeye aid olduğundan bahisle vazifesizlik kararı veremez.

VAZİFESİZLİK KARARI VERİLMESİ LAZIM GELEN HAL VE NETİCESİ

Madde 263 - (Değişik madde: 04/06/1985 - 3206/55 md.)

Duruşmalarda sanığa yüklenen suçun, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.

Bu karar aleyhine Cumhuriyet savcısı acele itiraz yoluna başvurabilir.

DURUŞMA TUTANAĞI

Madde 264 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/56 md.)

Duruşma için tutanak tutulur ve mahkeme başkanı ile zabıt katibi tarafından imzalanır. Mahkemece gerekli bulunduğunda duruşma safahatı, mahkemenin uygun ve lüzumlu göreceği teknik araçlarla tespit olunabilir. Bu tespite dayanılarak sonradan düzenlenecek duruşma tutanaklarının, duruşma safahatına uygun olduğu, mahkeme başkanı ve tutanağı düzenleyen zabıt katibi tarafından tasdik edilir.

Mahkeme başkanının özürü bulunursa tutanak üyelerin en kıdemlisi tarafından imzalanır.

MUHAKEME ZABITNAMESİNİN İHTİVA EDECEĞİ NOKTALAR

Madde 265 - Muhakeme zabıtnamesi

1 - Duruşmanın icra kılındığı yer ve tarihi,

2 - Hakimlerin, Cumhuriyet Müddeiumumisinin, zabıt katibinin ve varsa tercümanın adını,

3 - İddianamede tavsif edildiği gibi suçun ne olduğunu,

4 - Maznunların, müdafilerin, davacıların adlarını,

5 - Muhakemenin açık mı yoksa gizli mi olduğunu, ihtiva eder.

ZABITNAMEDE YAZILACAK DİĞER NOKTALAR

Madde 266 - Zabıtname kısaca duruşmanın cereyanı ile neticelerini ve muhakeme usulünün esaslı merasimine riayet olunduğunu vuzuhla gösterir.

Duruşma esnasında okunulan evrak ve vesikaların neden ibaret olduğunu ve dermeyan edilen iddiaların hulasalarını ve verilen kararlarla hüküm fıkrasını ihtiva eder.

Duruşma bir sulh mahkemesinde cereyan etmişse zabıtname sorgularla şahitlerin beyanatının hulasalarını da ihtiva eder.

Duruşma sırasında hadis olan bir vakıayı tesbit etmek yahut bir şahadet ve beyanı tamamiyle yazmak iktiza ederse reis öylece yazılmasını ve okunmasını emreder. Bunların okunduğu ve yazılan hususun tasdik olunduğu veya ne gibi itirazlar edildiği zabıtnameye geçirilir.

ZABITNAMENİN İSPAT KUVVETİ

Madde 267 - Duruşmanın nasıl yapılacağı hakkındaki kanuni merasime riayet edilip edilmediği ancak zabıtname ile ispat olunabilir. Zabıtnamenin bu kısmına karşı yalnız sahtelik iddiası yapılabilir.

HÜKMÜN ESBABI MUCİBESİ VE HÜKÜM FIKRASININ İHTİVA EDECEĞİ NOKTALAR

Madde 268 - Hükmün esbabı mucibesi tamamiyle zabıtnameye dercedilmemişse tefhimden üç gün içinde dava dosyasına raptolunur.

Hüküm ve kararlar buna iştirak eden hakimler tarafından imzalanır.

Hükmün beyaz edilmesinde, hakimlerden biri imza edemeyecek halde ise maniin sebebi reis tarafından ve bununda bulunmaması halinde hükümde hazır bulunan hakimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır.

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/57 md.) Hüküm fıkrasında; 253 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığını tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Hükümlerin ikinci nüshaları ve hulasaları reis ve zabıt katibi tarafından imzalanır ve mahkeme mühriyle mühürlenir.

YEDİNCİ FASIL: GAİPLERİN MUHAKEMESİ

GAİBİN TARİFİ

Madde 269 - Meskeni bilinmeyen veya yabancı memlekette sakin olupta salahiyetli mahkeme huzuruna celbi mümkün olmıyan yahut bu surette davetin neticesiz kalacağı kuvvetle anlaşılan maznun gaip sayılır.

GAİP HAKKINDA DURUŞMA AÇILMASI

Madde 270 - Bir gaibin aleyhinde tahkikata mevzu teşkil eden suç para cezasını veya müsadereyi yahut her ikisini istilzam ederse duruşma açılabilir.

Bu bapta 271 den 277 nciye kadar olan madde hükümleri tatbik olunur.

Madde 271 - (Mülga madde: 11/02/1959 - 7201/62 md.)

CELPNAMEDE YAZILACAK NOKTALAR

Madde 272 - Celpname; maznunun adını, sanını, yaşını, işini ve malüm ise ikametgah ve meskenini, isnat olunan suçu ve duruşma günü ile saatini ihtiva eder.

Bundan başka maznun mazereti olmaksızın hazır bulunmazsa duruşmanın yapılacağı ihtarı celpnameye ilave olunur.

MAZNUN NAMINA DURUŞMAYA KABUL OLUNABİLECEK KİMSELER

Madde 273 - Maznun namına bir müdafi duruşmaya gelebilir. Kanuni hısımlarından bir kimse de onu temsil etmek üzere, kendisinden bir vekaletname aranmaksızın kabul olunabilir.

Madde 274 - (Mülga madde: 11/02/1959 - 7201/62 md.)

MAZNUN NAMINA KANUN YOLLARINA MÜRACAAT

Madde 275 - 273 üncü maddede gösterilen kimseler, maznun için açık bulunan kanun yollarına müracaat edebilirler.

MUAYYEN EŞYANIN HACZİ

Madde 276 - Hükmolunabilecek para cezasının en yüksek derecesini ve muhakeme masraflarını istifaya yetişecek miktarda maznunun muayyen malları icabında hakim tarafından haczolunabilir. Bu haciz hakkında icra Kanununun hükümleri tatbik olunur.

Haciz vaz ' ını icap ettiren sebepler kalmazsa haciz kaldırılır.

UMUMİ HACİZ

Madde 277 - Yukardaki maddeye göre haciz kabil olmaz veya haczolunacak mal yetmezse maznunun Türkiye 'de elde edilebilecek bütün mallar ı haczolunabilir. Bu karar Resmi Gazete ile ve mahkeme tensip ederse diğer gazetelerde ilan edilir.

Haciz kararının Resmi Gazete ile birinci ilanından sonra, maznunun haczedilen mallar üzerindeki temliki tasarrufları Devlet Hazinesi hakkında hükümsüzdür.

Umumi haczi istilzam eden sebepler kalkar veya 276 ncı madde mucibince bir malın haciz suretiyle Hazinenin hukuku temin edilirse umumi haczi kaldırılır.

Haczin vaz ' ı hangi gazetelerle ilan edilmişse kaldırıldığı da o gazetelerle ilan olunur.

GAİP HAKKINDA DURUŞMA AÇILMAMASI VE ALEYHİNE YAPILACAK İŞLER

Madde 278 - Gaip hakkında duruşma yalnız 270 inci maddede yazılı hallerde açılır. Bu hallerden başkasında gaip aleyhinde yapılacak işler, ileride hazır bulunursa delillerin haliyle muhafazasını temin içindir.

Bu işler 279 dan 287 nciye kadarki maddelere göre yapılır.

MÜDAFİ KABUL İNTİHABI

Madde 279 - (İlk fıkra Mülga: 21/05/1985 - 3206/82 md.)

Maznunun kanuni hısımlarından olan kimseler dahi ona bir müdafi intihap etmek hakkını haizdirler.

Şahitler ve ehlihibre yemin ile dinlenir.

TAHKİKAT İŞLERİNDEN GAİBE HABER VERİLİP VERİLMEYECEĞİ

Madde 280 - Gaip olan maznun kendisine tahkikat işlerinin cereyanından haber verilmesini asla talep edemez.

Bununla beraber hakim meskeni bilinen maznuna malümat verebilir.

GAİBE İHTAR

Madde 281 - Meskeni bilinmiyen gaibe hakim huzurunda ispatı vücut etmesi yahut meskenini bildirmesi gazetelerle ihtar olunabilir.

GAİP HAKKINDAKİ DELİLLERİN NE SURETLE TOPLANACAĞI

Madde 282 - Son tahkikat açıldıktan sonra maznunun gaip olduğu anlaşılırsa başkaca toplanılması icap eden deliller bir naip veya istinabe olunan hakim vasıtasiyle toplanır.

TEVKİF MÜZEKKERESİNİ İCAP ETTİRECEK HALLERDE HACİZ

Madde 283 - (Değişik madde: 28/06/1938 - 3515/1 md.)

Aleyhinde hukuku amme davası açılmış olan gaib, tevkif müzekkeresi kesilmesini icab ettirecek kuvvetli şübheler altında ise Türkiye dahilindeki malları asliye mahkemesi reis veya hakimi tarafından verilecek kararla haczolunabilir.

Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının birinci babında yazılı ölüm veya ağırhapis cezalarını müstelzim cürümlerden maznun olanların kaybolması halinde yukarıki fıkraya göre mallarının haczine karar verilmesi mecburidir.

HACİZ KARARININ İLANI

Madde 284 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Haciz kararı Resmi Gazete ile ve asliye mahkemesi reisi veya hakimi tensib ederse diğer gazetelerle de ilan olunur.

MAZNUNUN MEMNU OLDUĞU TASARRUFLAR VE İDARE MAKAMI

Madde 285 - Resmi Gazete ile birinci ilandan sonra maznun haczedilen malları üzerinde ölüme bağlı tasarruflardan maada tasarruflarda bulunamaz.

Haciz kararı gaiplerin mallarını idare eden makama tebliğ edilir. Bu makam malların idaresini temin için iktiza eden kanuni tedbirleri alır.

HACZİN KALDIRILMASI VE İLANI

Madde 286 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Konmasını icab eden sebepler kalmazsa haciz kaldırılır.

Haczin konduğu hangi gazetelerle ilan edilmişse kaldırıldığı da o gazetelerle ilan olunur.

Madde 287 - (Mülga madde: 21/05/1985 - 3206/82 md.)

MAZNUNA VERİLECEK TEMİNAT VARAKASI

Madde 288 - Mahkeme gaip olan maznun hakkında bir teminat varakası verebilir. Bu teminat şartlara bağlanabilir.

Teminat varakası hangi suç için verilmiş ise maznunu yalnız ondan dolayı tevkiften masun bulundurur.

Maznun hürriyeti tahdit eden bir ceza ile mahküm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur yahut teminat varakasının bağlı olduğu şartlara riayetsizlik ederse teminatın hükmü kalmaz.

ÜÇÜNCÜ KİTAP: KANUN YOLLARI

BİRİNCİ FASIL: UMUMİ HÜKÜMLER

KANUN YOLLARINA MÜRACAAT HAKKI

Madde 289 - Adli kararlar aleyhine gerek Cumhuriyet Müddeiumumisi ve gerek maznun için kanun yolları açıktır.

Cumhuriyet Müddeiumumisi maznun lehine olarak da kanun yollarına müracaat edebilir.

MÜDAFİİN MÜRACAAT HAKKI

Madde 290 - Müdafi maznunu açık arzusuna muhalif olmamak şartiyle kanun yollarına müracaat eyliyebilir.

KANUNİ MÜMESSİLİN VE EŞİN MÜRACAAT HAKKI

Madde 291 - (Değişik madde: 18/11/1992 - 3842/25 md.)

Sanığın kanuni mümessili ve eşi sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden müracaat edebilirler. Sanığın müracaatına ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak müracaat ve onu takip eden işlemler için de geçerlidir.

MEVKUFUN KANUN YOLLARINA MÜRACAAT USULÜ

Madde 292 - Mevkuf olan maznun tevkifhanenin bulunduğu mahaldeki mahkeme katibine beyanatta bulunmak suretiyle de kanun yollarına müracaat edebilir. Katip bu bapta bir zabıt varakası yaparak hakim veya reise tasdik ettirir.

Kanuni mehillere riayet edilmiş olmak için zabıt varakasının bu mehiller içinde yapılmış olması lazımdır.

KANUN YOLUNUN TAYİNİNDE HATA

Madde 293 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Kabule şayan bir müracatta kanun yolunun veya merciinin tayininde yapılan bir hata müracaat edenin hukukunu ihlal etmez.

MÜDDEİUMUMİNİN MÜRACAATI NETİCESİNİN ŞÜMULÜ

Madde 294 - Cumhuriyet Müddeiumumiliği tarafından aleyhine kanun yoluna müracaat olunan karar maznun lehine bozulabileceği gibi tadil de olunabilir.

MÜRACAAT HAKKINDAN VAZ GEÇİLMESİ VE TESİRİ

Madde 295 - Kanun yollarına müracaatta bulunmak hakkının iskat olunması veya vukubulmuş bir müracaattan vazgeçilmesi, bu müracaat için muayyen mehlin bitmesinden önce dahi muteber olur. Şukadar ki Cumhuriyet Müddeiumumiliği tarafından maznun lehine vukubulmuş olan müracaat onun muvafakati olmaksızın geri alınamaz.

Müdafiin vuku bulmuş bir müracaattan vaz geçebilmesi ayrıca hususi vekaleti haiz bulunmasına bağlıdır.

DURUŞMA BAŞLADIKTAN SONRA VAZGEÇİLMENİN ŞARTI

Madde 296 - Kanun yoluna müracaat üzerine verilecek karar duruşma ile verilecekse, bu müracaatın geriye alınması ancak hasmın muvafakatiyle olabilir.

İKİNCİ FASIL: İTİRAZ

İTİRAZ OLUNABİLEN KARARLAR

Madde 297 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/58 md.) Kanunda aksi yazılı olmadıkça mahkeme naibi ve istinabe olunan hakimin kararları ile asliye mahkemesi başkan veya hakimi ve sulh hakiminin duruşmaya ilişkin olmayan kararları aleyhine itiraz olunabilir.

Şahid, ehlihibre ve diğer şahıslar da kendilerine müteallik kararlar aleyhine itiraz edebilirler.

İTİRAZ OLUNABİLEN VEYA OLUNAMAYAN MAHKEME KARARLARI

Madde 298 - Mahkeme kararları aleyhine itiraz edilemez.

(Değişik fıkra: 18/11/1992 - 3842/ 26 md.) Tutuklamaya, tutukluluğun devamına, hacze ve üçüncü şahıslara ilişkin kararlar hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.

İTİRAZIN TETKİKİ MERCİLERİ VE USULÜ

Madde 299 - (Değişik madde: 05/03/1973 - 1696/39 md.)

İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:

1. (Mülga bent: 21/05/1985 - 3206/82 md.)

2. Sulh hakiminin kararlarına karşı yapılan itirazların incelenmesi yargı çevresi içinde bulundukları asliye mahkemesi başkan veya hakimine aittir.

Sulh işleri asliye hakimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza işlerini gören mahkeme başkanınındır. Sulh işleri asliye mahkemesi üye veya üye yardımcılarından biri tarafından görülüyorsa itirazı incelemeye o mahkemenin başkanı yetkilidir.

3. (Değişik bent: 18/11/1992 - 3842/27 md.) Mahkeme naibi ve istinabe olunan hakim kararları aleyhine yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları asliye veya ağır ceza mahkemesinin hakim veya başkanına ve asliye mahkemesi hakim ve başkanı tarafından verilen kararlar aleyhindeki itirazların incelenmesi yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde, numara olarak kendisini takip eden daireye; son numaralı daire için bir numaralı daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması halinde ise, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.

4. Yargıtay dairelerinin esas mahkeme sıfatı ile baktıkları davalardaki ilk ve son duruşmalarda itirazları:

A) Yargıtay üyesinin kararı aleyhine mensup oldukları daire başkanı,

B) Yargıtay daire başkanının kararı aleyhine diğer daire başkanı,

C) Yargıtay dairesinin kararı aleyhine diğer daire tetkik eder. Diğer daireden maksat sayı itibariyle takibeden ceza dairesidir. Sonuncu daire bahis konusu ise birinci dairedir.

Karar aleyhine yapılan itiraz, kararı veren makama verilecek bir dilekçe veya o hususta bir tutanak yazılmak üzere zabıt katibine yapılacak bir beyan ile olur. Tutanak beyanını ve imzayı mahkeme başkanı veya hakim tasdik eder.

Acele hallerde itiraz, incelemeyi yapacak makama da arz olunabilir.

Kararına itiraz olunan makam, itirazı varit görürse o kararı düzeltir. Aksi takdirde hemen ve nihayet üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.

İTİRAZ ÜZERİNE İCRANIN TEHİRİ

Madde 300 - İtiraz istidasının verilmesi, aleyhine itiraz olunan kararın icrasını tehir etmez.

Şukadar ki kararına itiraz olunan makam veya bu itirazı tetkik edecek merci icranın tehirini emredebilir.

İTİRAZIN HASMA TEBLİĞİ VE TAHKİKAT YAPILMASI

Madde 301 - İtirazı tetkik edecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı hasma bildirebilir. Bu merci lüzum gördüğü tahkikatın yapılmasını emir veya kendisi ifa edebilir.

İTİRAZIN ÜZERİNE KARAR

Madde 302 - Kanunda yazılı olan haller müstesna olmak üzere itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Şukadar ki icabında Cumhuriyet Müddeumumisi dinlenir.

İtiraz varit görülürse bunu tetkik eden merci aynı zamanda itirazın mevzuu olan mesele hakkında da karar verir.

İTİRAZ ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

Madde 303 - (Değişik madde: 05/03/1973 - 1696/40 md.)

İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Ancak, merci sanığın tutuklanmasına karar verirse, acele itiraz yoluna gidilebilir.

ACELE İTİRAZ USULÜ

Madde 304 - Acele itiraz halinde aşağıda yazılı hükümler tatbik edilir:

İtiraz, 33 üncü maddeye göre alakadarın kararı öğrendiği günden itibaren bir hafta içinde olmak lazımdır.

Acelelik kabul edilmese dahi itiraz istidasının onu tetkik edecek mercie verilmesi bu mehlin muhafazasını temin eder.

Hakimler, aleyhine acele itiraz yoluna müracaat olunan kararlarını kendileri değiştiremezler.

ÜÇÜNCÜ FASIL: TEMYİZ

TEMYİZİ KABİL OLAN VE OLMAYAN HÜKÜMLER

Madde 305 - (Değişik madde: 21/01/1983 - 2789/1 md.)

Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalar ile ölüm cezalarına ait hükümleri hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re 'sen tetkik olunur.

1. (De ğişik bent: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyon liraya kadar (İkimilyon dahil) para cezalarına dair olan hükümler,

2. (Değişik bent: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyon lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.

Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343 üncü madde hükümleri dairesinde Yargıtaya başvurulabilir.

HÜKÜMDEN EVVELKİ KARARLARIN TEMYİZİ

Madde 306 - Hükümden evvel verilip hükme esas teşkil eden kararlar dahi hükümle bertaraf temyiz olunabilir.

TEMYİZ SEBEBİ

Madde 307 - Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.

Hukuki bir kaidenin tatbik edilmemesi yahut yanlış tatbik edilmesi kanuna muhalefettir.

KANUNA MUHALEFET HALLERİ

Madde 308 - Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır.

1 - Mahkemenin kanun dairesinde teşekkül etmemiş olması,

2 - Hakimlik vazifesine iştirakten kanunen memnu olan bir hakimin hükme iştirak etmesi,

3 - Makbul şüpheden dolayı hakkında ret talebi vakı olupta bu talep kabul olunduğu halde hakimin hükme iştirak etmesi yahut bu talebin kanuna mugayir olarak reddolunması suretiyle hakimin hükme iştirak ettirilmesi,

4 - Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmağa kendini vazifeli veya salahiyetli görmesi,

5 - Cumhuriyet Müddeiumumisi yahut kanunen vücudu lazım diğer şahsın gıyabında duruşma yapılması,

6 - Şifahi bir duruşma neticesi olarak verilen hükümde aleni muhakeme kaidesinin ihlal edilmesi,

7 - Hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesi,

8 - Hüküm için mühim olan noktalarda mahkeme karariyle müdafaa hakkının tahdit edilmiş olması.

MAZNUNUN LEHİNE OLAN KAİDELERE MUHALEFET

Madde 309 - Maznunun lehine olan hukuki kaidelere muhalefet, maznunun aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet Müddeiumumiliğine bir hak vermez.

TEMYİZ TALEBİ VE SÜRESİ

Madde 310 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/60 md.)

Temyiz talebi, hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime tasdik ettirilir.

Hükmün tefhimi sanığın yokluğunda olmuşsa bu süre tebliğ tarihinden başlar.

Sulh mahkemelerinin temyizi kabil kararları, yargı çevresi içinde bulundukları asliye ve ağır ceza mahkemeleri nezdindeki Cumhuriyet savcıları tarafından, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz edilebilir.

ESKİ HALE GETİRME MÜDDETİ İÇİNDE TEMYİZ MÜDDETİNİN CEREYANI

Madde 311 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Maznun aleyhine gıyaben sadır olan hükümlerde eski hale getirme talebinin müddeti içinde temyiz müddeti de cereyan eder. Maznun, eski hale getirme talebinde bulunur ise bu talebin reddi ihtimalini nazara alarak müddeti içinde istidaname vermek veya zabıt katibine bir beyan yapmakla temyiz talebinde bulunmalıdır. Bu halde temyize taallük eyliyen işler eski hale getirme talebi hakkında karar verilinciye kadar tehir olunur.

(İkinci fıkra Mülga: 21/05/1985 - 3206/82 md.)

Eski hale getirme talebinde bulunmaksızın temyiz yoluna gidilmiş ise bu muamele; eski hale getirmek talebi hakkından vaz geçmeği gösterir.

TEMYİZ İSTİDASININ TESİRİ

Madde 312 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Müddeti içinde verilen temyiz istidası hükmün kat 'ileşmesine mani olur.

Hüküm, temyiz eden tarafa esbabı mucibesile tefhim edilmemişse temyiz olunduğuna mahkemenin ıttılaından bir hafta içinde tebliğ edilir.

TEMYİZ İSTİDASI VE İHTİVA EDECEĞİ NOKTALAR

Madde 313 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Temyiz eden taraf hükmün hangi cihetine itiraz ve neden dolayı bozulmasını taleb etmekte olduğunu temyiz istidasında veya beyanında veyahut layihasında gösterir.

Temyiz için istinad edilen sebeplerde muhakeme usulüne müteallik hukuki bir kaideye mi yoksa kanuni diğer hükümlere mi, muhalefet etmiş olmasından dolayı itiraz olunduğu gösterilir. Birinci halde kanuna muhalif olan vak 'alar izah olunur.

İHTİYARI TEMYİZ LAYİHASI

Madde 314 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/61 md.) Temyiz dilekçesinde veya beyanında temyiz sebepleri gösterilmemişse temyiz dilekçesi için belirlenen sürenin bitmesinden yahut gerekçeli karar henüz tebliğ edilmemişse tebliğinden itibaren bir hafta içinde hükmü temyiz olunan mahkemeye bu sebepleri ihtiva eden bir layiha da verilebilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz sebeplerini göstermemiş ise; temyiz isteğinin sanığın lehinde veya aleyhinde olduğunu açıkça belirtmesi gerekir.

Layihanın verilmemesi veya istida veya beyanda temyiz sebeplerinin gösterilmemesi temyiz tetkikatı yapılmasına mani değildir.

Temyiz maznun tarafından yapılmış ise bu layihalar kendisi veya müdafi tarafından imza edilerek verilir.

Müdafii yoksa maznun bu hususta bir zabıt varakası tutulmak üzere zabıt katibine yapacağı bir beyanla esbabı mucibesini dermeyan edebilir. Bu zabıt varakası reis veya hakime tasdik ettirilir.

TEMYİZ TALEBİNİN KABULE ŞAYAN OLMAMASINDAN DOLAYI HÜKMÜ VEREN MAHKEMECE REDDİ

Madde 315 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/62 md.) Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.

Temyiz eden taraf red kararının kendisine tebliğinden itibaren bir hafta Temyiz Mahkemesinden bu hususta bir karar verilmesini taleb edebilir. Bu takdirde dosya Temyiz Mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki, bu sebepten dolayı hükmün infazı tehir olunmaz.

TEMYİZ İSTİDA VE LAYİHASININ TEBLİĞİ VE CEVABI

Madde 316 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

315 inci maddeye göre hükmü veren mahkemece reddedilmiyen temyiz talebine dair istida ve varsa yalnız layihanın bir sureti temyiz talebinde bulunan tarafın hasmına tebliğ olunur. Hasım tarafı bir hafta içinde

yazı ile cevabı verebilir.

Temyiz eden tarafın hasmı maznun ise bu hususta bir zabıt varakası tutulmak üzere zabıt katibine yapılacak bir beyanla da cevabını verebilir. Cevap layihası verildikten veya bunun için muayyen müddet

bittikten sonra dava dosyası Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından temyiz mahkemesine verilmek üzere Cumhuriyet Başmüddeiumumiliğine gönderilir.

(Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./20. md.) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya

müdafii ile müdahil, şahsi davacı veya vekillerine dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevap verebilir.

(Ek fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./20. md.) Üçüncü fıkra uyarınca yapılacak tebligatlar, Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli

olur.

YARGITAYCA TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİ

Madde 317 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/63 md.)

Yargıtay, süresi içinde temyiz dilekçesinin verilmediğini veya beyanının yapıldığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını görürse, temyiz isteğini reddeder, görmezse incelemesini yapar.

AĞIR CEZA HÜKÜMLERİNİN TETKİKİNDE DURUŞMA

Madde 318 - Ağır cezaya mütaallik hükümlerde Temyiz Mahkemesi tetkikatını maznunun temyiz istidasındaki talebi üzerine veya dilerse resen duruşma icrası suretiyle yapar. Duruşma gününden maznuna veya talebi üzerine müdafiine haber verilir. Maznun duruşmada hazır olabileceği gibi kendisini vekaletnameyi haiz bir müdafi ile de temsil ettirebilir.

Maznun mevkuf ise bizzat ispatı vücut etmek talebinde bulunamaz.

DURUŞMADA USUL

Madde 319 - Temyiz Mahkemesinde duruşma raportör aza tarafından işin izahı ile başlar. Bu azanın duruşmadan önce raporunu tanzim ve imza ile dosyaya koymuş olması lazımdır.

Raportör azanın izahatını müteakıp Cumhuriyet Başmüddeiumumisi, maznun ve müdafii iddialarını beyan ve bunları izah için söz alırlar. Bunlar arasında temyizi talep etmiş olan taraf önce dinlenir. Son söz maznunundur.

TEMYİZ MAHKEMESİNCE TETKİK EDİLECEK NOKTALAR

Madde 320 - Temyiz Mahkemesi, temyiz istida ve layihasında irat olunan hususlar ile temyiz talebi usule ait noksanlardan dolayı olmuş ise temyiz istidasında bu cihete dair beyan edilecek vakıalar hakkında tetkikler yapabileceği gibi hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet edilmiş olduğunu görürse talepte mevcut olmasa dahi bu hususu tetkik eder.

313 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen müstenidattan başka temyiz müddeasını teyit için yeniden müstenidat göstermeğe lüzum yoktur.

Bununla beraber böyle müstenidat arzolunmuşsa kabul olunur.

TEMYİZ MAHKEMESİNCE HÜKMÜN BOZULMASI

Madde 321 - Temyiz Mahkemesi, aleyhine itiraz olunan hükmü hangi cihetten kanuna muhalif görmüşse o cihetten bozar.

Hükmün bozulmasına sebep olan kanuna muhalefet keyfiyeti, bu hükme esas olarak tesbit edilen vakıalarda olmuş ise bu muameleler dahi aynı zamanda bozulur.

TEMYİZ MAHKEMESİNCE DAVANIN ESASINA HÜKMEDİLECEK HALLER VE KARAR TASHİHİ

Madde 322 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

(Değişik fıkra: 05/03/1973 - 1696/44 md.) Hükme esas olarak tespit edilen vakıalara tatbikinde kanuna muhalefet edilmesinden dolayı o hüküm bozulmuş ise Yargıtay aşağıda yazılı olan hallerde kendisi davasının esasına hükmeder.

1. Vakıanın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraete veya davanın düşmesine yahut aşağı - yukarı haddi olmayan sabit bir cezaya hükmolunması icabederse,

2. Yargıtay Başsavcılığının iddiasına uygun olarak suçluya kanunda yazılı cezanın en aşağı derecesini uygulamayı uygun görürse,

3. Mahkemece sabit görülen suçun unsurları ve vasfı ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu halde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,

4. Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun suçun cezasını azaltmış ve mahkemece suçluya ceza tayininde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç sayılmamış olmaktan dolayı birinci halde daha az bir cezanın hükmü ve ikinci halde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse,

5. Açıkca tespit edilmiş olan suçlunun doğum ve suç tarihlerine göre ceza tayininde gerekli indirme yapılmamış veya yanlış olarak indirme yapılmış ise,

6. Arttırma veya indirme sonu ceza müddeti veya miktarını tayinde maddi hata yapılmış ise,

7. Hükmedilmiş olan ceza yerine Ceza Kanununun 29 uncu maddesince adli tevbih kararı verilmesi icabederse,

8. Ceza Kanununun 29 uncu maddesindeki tertibin gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise,

9. (Değişik bent: 21/05/1985 - 3206/64 md.) Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık yapılmışsa.

Sair hallerde Temyiz Mahkemesi işi yeniden tetkik ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahkemeye veya o derecede diğer civar bir mahkemeye gönderir.

Cezayı müstelzim suç daha dun derecedeki bir mahkemenin vazifesi dahilinde ise Temyiz Mahkemesi işi o mahkemeye gönderebilir.

Ceza dairelerinden birinin kararına karşı Cumhuriyet Başmüddeiumumisi, ilamın kendisine verildiği tarihten otuz gün içinde Ceza Umumi Heyetine itiraz edebilir.

Ceza dairelerinin veya Ceza Umumi Heyetinin kararlarına karşı tashihi karar usulü ancak hükmün ve kararın zat ve mahiyetine doğrudan doğruya müessir olmak üzere temyiz istida veya layihasında veya tebliğnamede dermeyan olunan bir hususun ve bunlar haricinde esas hükme müessir noksan ve hataların temyizen nazara alınmıyarak meskütünanh kalması hallerinde caridir.

(Değişik fıkra: 21/05/1985 - 3206/64 md.) Karar düzeltilmesini istemek yetkisi Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Bu talep üzerine Yargıtay incelemesi, asıl ilamı vermiş olan daire veya Genel Kurulca yapılır. Karar düzeltme talebinin; dosyanın mahalline iadesini müteakip hükmün infazı için Cumhuriyet savcılığınca ödeme emri veya davetiyenin hükümlüye tebliği veya yakalama müzekkeresinin infazına başlandığı tarihten, mahalline gönderilmesi gerekmeyen dosyalar için de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili Cumhuriyet savcılığı aracılığı ile yapılacak tebligattan itibaren bir ay içerisinde yapılması gerekir. Mahalli Cumhuriyet savcısı, bu süre içinde ilgililerin başvurusu üzerine, düşüncesiyle birlikte evrakı gereği takdir edilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Ancak bu durum infazın geri bırakılmasını gerektirmez. Cumhuriyet Başsavcısı durumu inceleyip düzeltme talebini uygun gördüğü takdirde infazın geri bırakılmasını derhal mahalline bildirir ve ondan sonra gereğini yapar. Mahalli Cumhuriyet savcısı da re 'sen Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak karar düzeltme isteğinde bulunabilir, ancak bu halde bir aylık süre kaydı aranmaz. Karar düzeltme talebi reddedilirse bir daha karar düzeltme talebinde bulunulamaz.

VAZİFESİZLİK VEYA SALAHİYETSİZLİK SEBEBİYLE BOZULAN HÜKMÜN NEREYE GÖNDERİLECEĞİ

Madde 323 - HÜküm, mahkemenin haksız olarak kendisini vazifeli veya salahiyetli görmesinden dolayı bozulmuşsa Temyiz Mahkemesi aynı zamanda işi vazifeli veya salahiyetli mahkemeye gönderir.

YARGITAYDA HÜKMÜN TEFHİMİ

Madde 324 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/65 md.)

Hüküm, 261 inci madde hükmüne göre tefhim edilir. Bu mümkün olmadığı takdirde duruşmanın bitiminden itibaren bir hafta içinde karar verilir.

HÜKMÜN BOZULMASININ DİĞER MAZNUNLARA SİRAYETİ

Madde 325 - Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbikı kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından istifade ederler.

DAVAYA YENİDEN BAKACAK MAHKEMENİN HAK VE MECBURİYETLERİ

Madde 326 - (Değişik madde: 21/05/1985 - 3206/66 md.)

Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.

Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.

Yargıtaydan verilen bozma kararına mahkemelerin ısrar hakkı vardır. Israr üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir.

Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

DÖRDÜNCÜ KİTAP

BİRİNCİ FASIL: MUHAKEMENİN İADESİ VE YAZILI EMİR

MAHKUMUN LEHİNE MUHAKEMENİN İADESİ SEBEPLERİ

Madde 327 - (Değişik madde: 08/06/1936 - 3006/1 md.)

Kat 'ileşen bir hükümle neticelenmiş olan bir dava aşağıda yazılı hallerde mahkümun lehine olarak muhakemenin iadesi yolile tekrar görülür:

1 - Duruşmada ihticaç olunan ve hükme tesir eden bir vesikanın sahteliği tebeyyün ederse.

2 - Yemin verilerek dinlenmiş olan bir şahid veya ehlihibrenin hükme müessir olacak surette mahküm aleyhine kasd veya ihmal ile hakikat hilafında şahitlikte bulunduğu veya rey verdiği anlaşılırsa.

3 - Bizzat mahküm tarafından sebebiyet verilmiş olan kusur müstesna olmak üzere hükme iştirak etmiş olan hakimlerden biri aleyhine ceza tatbikatını ve kanuni bir ceza ile mahkümiyeti istilzam edecek mahiyette olarak vazifelerini ifada kusur etmişse.

4 - Ceza hükmü, hukuk mahkemesinin bir hükmüne müstenid olup da bu hüküm kat'ileşmiş olan diğer bir hüküm ile bozulmuş ise.

5 - Yeni vakıalar veya yeni deliller dermeyan edilip de bunlar yalnız başına veya evvelce irad edilen delillerle birlikte nazara alındıkları takdirde maznunun beraetini veya daha hafif bir cezayı havi kanun hükmünün tatbiki ile mahküm olmasını istilzam edebilecek mahiyette olursa. Şu kadar ki kabahat hükümleri hakkında ancak evvelce mahküm tarafından öğrenilmemiş olan veya kendi kusurile olmıyarak evvelce irad edilmemiş bulunan vakıalar veya deliller dermeyan olunabilir.

6 - (Ek fıkra: 23/01/2003 - 4793 S.K./3. md.) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu halde, muhakemenin iadesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

Madde 327/a - (Mülga madde: 23/01/2003 - 4793 S.K./5. md.)

İCRANIN TEHİRİ

Madde 328 - Muhakemenin iadesi talebi hükmün icrasını tehir etmez. Şu kadar ki mahkeme icranın tehir veya tevkifine karar verebilir.

MUHAKEMENİN İADESİNE MANİ OLMAYAN HALLER

Madde 329 - Hükmün icra edilmiş olması ve hatta mahkümun ölümü muhakemenin iadesi talebine mani olmaz.

Ölüm halinde ölenin karısı veya kocası, usulü, füruu, erkek veya kız kardeşleri muhakemenin iadesi talebinde bulunabilirler.

İdeal Hukuk Bürosu İdeal Hukuk ve Düşünce Derneği www.hasansen.av.tr

Bu Site İdeal Hukuk Bürosu'nun Bir Portal Hizmetidir. Tüm Hakları İdeal Hukuk Bürosu'na Aittir.