|
DİSİPLİN KARARLARININ UYGULANMASI VE CEZALARIN SİCİLDEN SİLİNMESİ:
Madde 160 - (Değişik madde: 22/01/1986 - 3256/27 md.)
Disiplin cezalarına ait kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz.
Meslekten çıkarma ve işten çıkarma cezalarından başka bir disiplin cezası
verilen avukatlar, uyarma, kınama ve para cezalarının uygulanmasından itibaren
beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu
disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilirler.
İlgilinin yukarıki fıkrada yazılı süre içerisinde disiplin cezası almamış
olması halinde, disiplin cezasının silinmesine karar verilir ve sicil dosyasındaki
disiplin bölümü çıkartılarak yenisi düzenlenir.
TANIK VE BİLİRKİŞİ GİDERİ:
Madde 161 - Disiplin işlemleri dolayısiyle çağırılan her tanık ve bilirkişinin,
kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir tazminata hakkı vardır; bunlardan
çağrıya uymak için yolculuk etmek zorunda olanlara yolculuk ve ikamet giderleri
de verilir. Şikayetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlenmesini istedikleri
tanık ve bilirkişiye ait giderleri evvelden öderler.
Avukata veya üçüncü bir kişiye yükletilmiyen veya borçludan alınma imkanı
kalmayan giderler baroya yüklenir.
Şikayet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve kovuşturmasının
genişliği göz önünde bulundurularak 10 liradan 200 liraya kadar avans alınabilir.
Yapılan işlemlere, alınan avansın yetmemesi halinde, tamamlanması her zaman
istenebilir. Avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe
işlem yapılmıyabilir.
PARA CEZASI VEYA GİDERLERİN TAHSİLİ:
Madde 162 - Para cezasına veya giderlerin ödenmesine dair olan kararlar İcra
ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre
yerine getirilir. Para cezaları baroya gelir yazılır.
İcra takibi genel hükümlere göre baro tarafından vekalet verilecek avukat
eliyle yürütülür.
ONBİRİNCİ KISIM: AVUKATLIK SÖZLEŞMESİ
AVUKATLIK SÖZLEŞMESİNİN KAPSAMI
Madde 163 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/76. md.)
Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir
hukuki yardımı ve meblağı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar,
genel hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı
olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir.
Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan miktarında
geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Yokluk halleri
hariç, avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği,
bu sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.
AVUKATLIK ÜCRETİ
Madde 164 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/77. md.)
Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri
ifade eder.
Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın
belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal
ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.
Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz.
Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. Avukatlık
ücretinin kararlaştırılmamış olduğu hallerde, değeri para ile
ölçülemeyen dava ve işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Değeri
para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise asgari ücret tarifelerinin altında
olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci
tarafından davanın sonucuna ve avukatın emeğine göre değişmek üzere ücret
anlaşmazlığı tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile yüzde onbeşi arasındaki
bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet
ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup
edilemez, haczedilemez.
ÜCRET DOLAYISİYLE MÜTESELSİL SORUMLULUK:
Madde 165 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/78. md.)
İş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne
suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan
işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi
hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.
AVUKATIN HAPİS HAKKI VE AVUKATLIK ÜCRETİNİN RÜÇHANLI BULUNMASI:
Madde 166 - Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları,
parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine
kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.
Avukat, sözleşme ile kararlaştırılan ve hakim tarafından takdir olunan ücretinden
dolayı, kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği veya kazandığı
mallar ve davadaki diğer taraftan ilam gereğince tahsil edilecek para yahut
alınacak mallar üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkını haizdir.
Rüçhan hakkı, vekaletnamenin düzenlenme tarihine, vekaletname umumi ise iş
sahibi adına ücret konusu işten dolayı ilk yapılan resmi baş vurma tarihine
göre sıra alır. (Ek cümle: 02/05/2001 - 4667/79. md.) İş sahibinin iflası halinde
avukatın vekalet ücreti alacağı da rüçhanlıdır. Ancak, 09/06/1932 tarihli ve
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü
saklıdır.
Bir ilamın cebri icra yoluyla infazına girişildiğinde, icra dairesi, takip
talebinde bulunan tarafın ilamda adı yazılı olan avukatına, icra emri ile aynı
zamanda düzenliyeceği bir bildiriyi, gideri takip talebinde bulunandan alınmak
suretiyle, derhal tebliğ eder. Bu bildiri tebliğ edilmedikçe icranın sonraki
safhalarına geçilemez. Avukata yapılacak tebliğin giderleri hakkında 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 59. maddesi hükmü uygulanır.
Avukatın ölümü halinde, mirasçılarına intikal eden avukatlık ücreti alacakları
da, avukat alacakları gibi rüçhanlıdır. Şu kadar ki, üçüncü fıkrada yazılı
bildirim zorunluğu bu kimseler hakkında uygulanmaz.
ANLAŞMAZLIKLARIN HAKEM YOLUYLA ÇÖZÜMÜ
Madde 167 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/80. md.)
Avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlıklar,
hukuki yardımın yapıldığı yer barosu hakem kurulunca çözümlenir. Hakem kurulu,
baronun bulunduğu yargı çevresinin en
kıdemli asliye hukuk hakimi ile baro yönetim kurulunca seçilecek, yönetim
kuruluna seçilme yeterliliğini taşıyan iki avukattan oluşur. Kurula asliye
hukuk hakimi başkanlık eder. Seçilen kurul üyelerinin görev süresi
üç yıldır. Süresi sona eren üye kurula yeniden seçilebilir.
Hakem ücretinin yarısının dava ile birlikte yatırılması zorunludur. Hakem
kurulunca verilen ve kesinleşen karardan bir örnek, avukatın bağlı bulunduğu
baroya gönderilir.
Hakem işlerinde 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 527, 529, 532, 533/1 ve 536 ncı maddeleri dışında tahkime ilişkin
hükümleri uygulanır. Hakem işleriyle ilgili diğer hususlar,
Türkiye Barolar Birliğince çıkartılacak Baro Hakem Yönetmeliğinde düzenlenir.
AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİNİN HAZIRLANMASI:
Madde 168 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/81. md.)
Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki
işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini
gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine
gönderirler.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri
de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar
hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Bu tarife
Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı
uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere,
gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir.
Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde
onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına
bildirilir. 8 inci maddenin altıncı fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır.
Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda
hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.
YARGI MERCİLERİNE KARŞI TARAFA YÜKLETİLECEK AVUKATLIK ÜCRETİNİN MİKTARI:
Madde 169 - (Değişik madde: 31/10/1980 - 2329/2 md.)
Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret
tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
(Mülga fıkra: 02/05/2001 - 4667/82. md.)
Madde 170 - (Mülga madde: 22/01/1986 - 3256/29 md.)
İŞİ SONUNA KADAR TAKİP ETME ZORUNLULUĞU VE BAŞKASINI TEVKİL:
Madde 171 - (Değişik fıkra: 02/05/2001 - 4667/83. md.) Avukat, üzerine aldığı
işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip
eder.
Avukata verilen vekaletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış ise, yazılı
sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka bir avukatla birlikte
veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
Vekaletnamede, bunun düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek
bütün dava ve işlerde vekalete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse,
avukat, bu tarihten sonraki dava ve işlerde
müvekkilinden ayrıca vekalet almaya lüzum kalmaksızın işi başka bir avukatla
birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
İkinci fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder.
Birlikte takibettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından
ve meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem
şahsen hem de diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Şu kadar ki, bu hüküm, 12 nci maddede yazılı bir iş sebebiyle başka bir yerde
çalışmak zorunluğunda olduğu için işi tamamen
başkasına devreden avukatlar hakkında uygulanmaz.
Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş ise, avukat bundan dolayı
ayrı bir ücret istiyemiyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden
herhangi bir ücret istiyemez. İş tamamen başka bir
avukata bırakılmış ise, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki
miktarı aşmamak şartiyle, harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden
istiyebilirler. Ancak, tevkil eden avukat
müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın
fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlüdür.
İŞ SAHİBİNİN İŞİ BAŞKA BİR AVUKATA VERMESİ:
Madde 172 - İş sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatının yazılı muvafakatı
ile, başka avukatları da işin kovuşturma ve savunmasına katabilir.
İş sahibi, ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ edilecek
bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep eder. Avukat bu süre içinde
cevap vermemişse muvafakat etmiş sayılır.
İlk avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekalet akdi kendiliğinden sona erer.
İş sahibi, muvafakat etmiyen avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür.
İlk avukatın muvafakatı ile işin başka avukatlar tarafından da takibi halinde
iş sahibi, ilk avukatın ücretinden kısıntı yapamaz. Bu halde avukatların müvekkile
karşı sorumluluğu konusunda 171 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.
AVUKATLIK ÜCRETİNİN BELLİ BİR İŞE HASREDİLMESİ:
Madde 173 - Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kararlaştırılan avukatlık ücreti
yalnızca avukatın üzerine almış olduğu işin karşılığı olup, mukabil dava, bağlantı
ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra kovuşturmaları veya her türlü hukuki
yardımlar ayrı ücrete tabidir.
Avukata tevdi edilen işin yapılması veya yapıldıktan sonra sonucunun alınması
için gerekli bütün vergi, resim, harc ve giderler iş sahibinin sorumluluğu
altında olup, avukat tarafından ilk istekte avukata veya gerektiği yere ödenir.
Bu harcamaların avukat tarafından yapılabilmesi için, yeteri kadar avansın
iş sahibi tarafından verilmiş olması gerektir. Avukatın iş için yapacağı yolculuk
masrafları ve bulunduğu yerden ayrılma tazminatı, anlaşma gereğince iş sahibi
tarafından ayrıca ödenir. Bu giderler peşin olarak ödenmedikçe avukat yolculuğa
zorlanamaz. Bu hükmün aksine sözleşme yapılabilir.
AVUKATIN İŞİ TAKİPTEN VAZGEÇMESİ, AZLİ VE ÜCRETİN GÜNÜNDE ÖDENMEMESİ:
Madde 174 - Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen
avukat hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.
Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya
ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.
Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat işe
başlamakla zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek her türlü sorumluluk iş
sahibinindir. Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarının yerine getirilmemesinden
dolayı avukat işi takip etmek ve sonucunu elde etmekten mahrum kalırsa sorumluluk
bakımından aynı hüküm uygulanır.
İŞ SAHİBİNİN ADRESİ:
Madde 175 - İş sahibinin verdiği vekaletnamede yazılı adrese avukat tarafından
yapılacak her tebliğ, kendisine yapılmış sayılır. Adres değişiklikleri en geç
üç gün içinde iş sahibi tarafından taahhütlü mektupla avukata bildirilir.
İş sahibinin adresine gönderilecek yazıların tebliğ edilememesinden veya adres
değişikliklerinin bildirilmemesinden doğan sorumluluk iş sahibine aittir.
ONİKİNCİ KISIM: ADLİ MÜZAHERET
ADLİ YARDIMIN KAPSAMI:
Madde 176 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/84. md.)
Adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama
olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.
ADLİ YARDIM BÜROSU:
Madde 177 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/85. md.)
Adli yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar
arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim
kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten
çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı adli yardım bürosu temsilcisi
olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi
altında çalışırlar.
ADLİ YARDIM İSTEMİ:
Madde 178 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/86. md.)
Adli yardım istemi, adli yardım bürosuna veya temsilcilerine yapılır. İstek
sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır.
Yardım isteminin reddi halinde, ilgilisi yazı veya sözle baro başkanına başvurabilir.
Baro başkanının vereceği karar kesindir.
ADLİ YARDIMIN YAPILIŞI:
Madde 179 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/87. md.)
Adli yardım isteminin kabulü halinde; büro gerekli işlemleri yapmak üzere
bir veya birkaç avukatı görevlendirir. Görevlendirilen avukat, görev yazısının
kendine ulaşmasıyla, avukatlık hizmetlerini yerine getirmek
yükümlülüğü altına girer.
Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi
veya vekaletname vermekten kaçınmasıyla sona erer.
Ayrıca görevlendirilen avukat da bu işi yapmaktan çekinmek isterse görevin
kendisine bildirildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde o işin tarifede belirlenen
ücretini baroya ödemek zorundadır.
Büro, görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle ilgili aşamaları izler.
18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 04/04/1929
tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlardaki
adli yardıma ilişkin hükümler saklıdır.
BÜRONUN GELİR VE GİDERLERİ:
Madde 180 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/88. md.)
Adli yardım bürosunun gelirleri şunlardır:
a) İki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam
miktarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı
tarifelere göre alınan harçların yüzde üçü ile idari nitelikteki
para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde üçü,
b) Baroya düşecek paylar ile kamu ve özel kurum ve kuruluşlarından, il veya
belediye bütçelerinden baroya yapılan yardımlar,
c) Bu amaçla yapılan her türlü bağışlar,
d) Adli yardım görevinden çekilen avukatların yatıracağı ücret,
e) Adli yardımla görevlendirilen avukatın aldığı ücretin yüzde onu ile davadan
haklı çıkan adli yardımdan yararlanan kişinin avukat ücretinden başka, yararlandığı
kısmın yüzde beşi.
Büronun giderleri şunlardır:
a) Adli yardımla görevlendirilen avukatlara gerektiğinde ödenecek ücretler,
b) Büroda görevlendirileceklere ödenecek ücretler,
c) Büro giderleri ve diğer giderler.
Adli yardım bürolarının gelir ve giderleri büro bütçesinin ayrı bölümlerinde
gösterilir. Bu bölümde kalan gelir fazlasının bir sonraki yıla aynen aktarılması
zorunludur.
Birinci fıkranın (a) bendine göre hesaplanacak ödenek, Maliye Bakanlığınca
her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılır.
Bu paralar, münhasıran adli yardım için kullanılır ve yılı içinde
harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki
dağıtımı ve kullanılmasına ilişkin hususlar, Türkiye Barolar Birliği tarafından
çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
YILLIK ÇALIŞMA RAPORU VE YÖNETMELİK
Madde 181 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/89. md.)
Adli yardım bürosu, çalışmalarını her yıl sonu düzenleyecekleri bir raporla
baro yönetim kuruluna bildirir. Raporun bir örneği baroca Türkiye Barolar Birliğine
gönderilir.
Adli yardım bürosunun kuruluşu, görevlendirilecek avukatların ve bunlara ödenecek
ücretlerin belirlenmesi, büronun işleyişi, denetimi gibi konular Türkiye Barolar
Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
ONÜÇÜNCÜ KISIM: ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
YÖNETMELİK:
Madde 182 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/90. md.)
Bu Kanunda düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan hususlar ile Kanunun uygulanabilmesi
için yönetmelikte yer alması gereken diğer konuları kapsayan yönetmelikler
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından
hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Yönetmelikler Adalet Bakanlığına
ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmediği veya onaylandığı
takdirde kesinleşerek yürürlüğe girer. Ancak, Adalet Bakanlığı
uygun bulmadığı yönetmelikleri bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle
birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu yönetmelikler,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış sayılarak yürürlüğe girer,
aksi halde onaylanmamış sayılır ve sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından
Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı ve yedinci
fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır.
CUMHURİYET SAVCILARINA YAPILACAK TEBLİGAT:
Madde 183 - Bu kanun gereğince Cumhuriyet savcılarına yapılacak tebligatta
ilgili dosyanın da birlikte gönderilmesi şarttır.
AVUKATLIK KIDEMİNE SAYILACAK HİZMETLER:
Madde 184 - Dördüncü maddenin birinci fıkrasında sayılan hizmetlerden avukatlığa
geçenlerin bu hizmetlerde geçen süreleri avukatlık kıdemine sayılır.
DAVAVEKİLLERİ HAKKINDA UYGULANACAK HÜKÜM:
Madde 185 - Bu Kanunun ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu
kısmı ile 65 inci maddesi dışında kalan hükümleri davavekilleri hakkında da
kıyasen uygulanır.
(Mülga fıkra: 02/05/2001 - 4667/91. md.)
TOPLULUK SİGORTASINA GİRMELERİ MUTLAK ŞEKİLDE ZORUNLU OLANLAR:
Madde 186 - 188 inci maddede yazılı olanlar dışında kalan avukatların 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesinde gösterilen “Topluluk Sigortas
ına ” girmeleri zorunludur. Ancak, bu zorunluluk (Malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortası) bakımından olup, (İş kazaları ve meslek hastalıkları), (Hastalık)
ve (Analık) sigortalarına girmek avukatın isteğine bağlıdır.
(Ek fıkra: 26/02/1970 - 1238/2 md.) Topluluk Sigortasına tabi olan avukatlar
hakkında bu kanundaki özel hükümlere aykırı olmamak kaydı ile, 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu ile 05/01/1961 gün ve 228 sayılı Kanun ve bu kanunların ek
ve tadilleri hükümleri uygulanır.
TOPLULUK SİGORTASINA GİRME ZORUNLUĞU ŞARTA BAĞLI OLANLAR:
Madde 187 - Geçici 2 nci maddenin kapsamına giren avukatlar, T.C. Emekli Sandığına
borçlanma haklarını aynı maddede gösterilen süre içinde kullanmadıkları takdirde,
186 ncı madde uyarınca Topluluk Sigortasına girmek zorunluluğundadırlar.
TOPLULUK SİGORTASINA GİREMİYENLER:
Madde 188 - (Değişik madde: 26/02/1970 - 1238/1 md.)
Emekliliğe tabi bir görevde çalışmakta olanlar, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu kapsamına girenler (Aynı kanunun 85 inci maddesindeki isteğe bağlı sigortadan
faydalananlar dahil), geçici 2 nci maddedeki
borçlanmak hakkından faydalananlar ile T.C. Emekli Sandığından emeklilik veya
malullük aylığı almakta olan yahut 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre
yaşlılık veya malullük sigortasından faydalanmış
bulunanlar ve aynı kanunun geçici 20 nci maddesindeki şartlara uygun olarak
faaliyette bulunan sandıklara tabi bulunan veya bu sandıklardan faydalanmış
olanlar 186 ncı madde uyarınca topluluk sigortasına
giremezler.
Avukatın yukarıki fıkraya göre topluluk sigortasına girememesi, avukatlık
meslekinin icrasına engel teşkil etmez.
Madde 189 - (Mülga madde: 26/02/1970 - 1238/6 md.)
PRİM BORCUNU ÖDEMEMENİN SONUÇLARI:
Madde 190 - Topluluk Sigortası primlerini, topluluk sözleşmesinde gösterilen
zamanda ödemiyen avukatın adı baro yönetim kurulunun karariyle, birikmiş prim
borcunu, sözleşmedeki şartlar dairesinde ödeyinceye kadar, baro levhasından
silinir ve durum ilgili yerlere bildirilir.
Topluluk Sigortası primin ödememenin sonuçları, prim borçlusu avukatın şahsına
münhasır olup, bu sonuçların aynı Topluluk Sigortası sözleşmesine katılmış
olan diğer sigortalılara veya baroya sirayeti hakkında bir hüküm sözleşmeye
konulamaz. (Ek cümle: 02/05/2001 - 4667/92. md.) 17/07/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 140 ıncı maddesi hükmü barolar hakkında
uygulanmaz.
TİP SÖZLEŞMENİN HAZIRLANMASI VE TOPLULUK SÖZLEŞMESİNE GİRİŞ:
Madde 191 - 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesi gereğince
barolarla Sosyal Sigortalar Kurumu arasında yapılacak sözleşmelere esas teşkil
eden tip sözleşme, Çalışma Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve Sosyal Sigortalar
Kurumu arasında yapılacak görüşmelerle tespit edilir.
Tip sözleşmede yapılacak değişiklikte de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak olan barolar da kuruluşlarını
takip eden bir ay içinde tip sözleşmeye göre Topluluk Sigortası sözleşmesi
yapmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumuna başvururlar. Yeni teşekkül eden baroya
kayıtlı avukatlar, evvelce kayıtlı oldukları baroda iken girdikleri Topluluk
Sigortası ile kazandıkları haklar saklı kalmak üzere, yeni kaydoldukları baronun
topluluk sigortasına girerler.
YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLER:
Madde 192 - 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile ek ve tadilleri, geçici 7 nci
madde hükümleri saklı kalmak şartiyle, yürürlükten kaldırılmıştır.
DEĞİŞTİRİLEN KANUN HÜKÜMLERİ HAKKINDA:
Madde 193 - (Bu madde 21/12/1953 tarih ve 6207 sayılı kanunun 1, 4 ve 5 inci
maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili olup ilgili kanundaki yerlerine işlenmiştir.)
1086 SAYILI KANUNUN DEĞİŞTİRİLEN HÜKMÜ:
Madde 194 - (Bu madde 18/06/1927 tarih ve 1086 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin
değiştirilmesi ile ilgili olup adı geçen kanundaki yerine işlenmiştir.)
EMEKLİLİĞE TABİ GÖREVDEN ÖNCEKİ AVUKATLIĞIN KIDEME SAYILMASI:
Madde 195 - (Yeniden düzenlenen madde: 26/02/1970 - 1238/1 md.)
Bu kanun gereğince topluluk sigortasına girmiş olup sigortalılığı devam eden
bir avukat emekliliğe tabi bir göreve veya hizmete atandığı yahut seçildiğinde,
sigortalılığına esas alınan avukatlık süresinin dörtte üçü
kıdemine eklenerek intibakı yapılır ve görev veya hizmet aylığı ile emeklilik
keseneğine esas aylığı yükseltilir.
Madde 196 - (Mülga madde: 26/02/1970 - 1238/6 md.)
Madde 197 - (Mülga madde: 26/02/1970 - 1238/6 md.)
Madde 198 - (Mülga madde: 26/02/1970 - 1238/6 md.)
|