stu nicholls dot com | menu - Professional dropdown #3
  Zorunlu Açıklama !

20 Aralık 2014 Cumartesi   


HSYK atamalarında Cumhurbaşkanı ve Meclis`e yetki verilmesini nasıl buluyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz
Yorum Yok
 


 
 
 
 
 
 
Kanunlar  
   


ASKERİ MAHKEMELER KURULUŞU VE YARGILAMA USULÜ KANUNU (3)


No : 353

 

KEŞİF, MUAYENE, TANIK VE BİLİRKİŞİ İŞLERİNDE BULUNACAKLAR:

Madde 100 - Keşif ve muayenenin yapılması sırasında askeri savcı, sanık ve müdafii hazır bulunabilirler.

Bir tanık veya bilirkişinin duruşma sırasında hazır bulunamıyacağı umulur veya konutunun uzaklığı sebebi ile hazır bulunması güç görülürse, bu tanık veya bilirkişinin dinlenilmesinde de aynı hüküm uygulanır.

Bu işlerde hazır bulunma hakkına sahip olanlara keyfiyet, işin geri kalmasına meydan vermemek kaydı ile, bu işin yapılması gününden evvel haber verilir.

Sanıklar, tutuklu bulundukları bina içinde yapılacak işlerde hazır bulunmayı istiyebilirler.

Bu işlerde hazır bulunmaya yetkili olan kimseler, kendilerine ait engelleyici sebeplere dayanarak işin başka bir güne bırakılmasını istiyemezler.

SANIĞIN HAZIR BULUNMAYACAĞI HAL:

Madde 101 - Sanığın hazır bulunması, tanıklardan birinin gerçeğe uygun tanıklık etmesine engel olacağından korkulursa, o işte sanığın bulunmamasına karar verilebilir.

KOMUTAN VEYA ASKERİ KURUM AMİRİNİN SORUŞTURMADA YETKİSİ:

Madde 102 - Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri soruşturma safhası hakkında, askeri savcıdan bilgi istiyebilir.

ASKERİ SAVCININ KENDİLİĞİNDEN YAPACAĞI SORUŞTURMA İŞLERİ:

Madde 103 - Hazırlık soruşturması sırasında bu soruşturmanın başka bir kişiyi veya suçu kapsıyacak şekilde genişletilmesi gerekirse, askeri savcı ivedi hallerde bu soruşturmayı kendiliğinden yapar.

Bu halde 95 inci maddenin 4 üncü fıkrası hükmü uygulanır.

ASKERİ HAKİMLER VE SAVCILAR HAKKINDA SORUŞTURMA:

Madde 104 - Askeri hakimler ile askeri savcılar veya yardımcıları hakkında özel kanuna göre soruşturma yapılır.

KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI:

Madde 105 - (Değişik madde: 09/10/1996 - 4191/13 md.)

Askeri savcı, 8 inci ve 95 inci maddeler gereğince kendisine intikal eden soruşturma evrakını inceledikten sonra, keyfiyeti soruşturmaya değer görmez veya yapılan hazırlık soruşturması sonunda kamu davası açılmasını haklı göstermeye yetecek sebep bulunmazsa, kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek sebepleri ile birlikte dosyasına koyar.

Bu karar, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıt 'a komutan ı veya askeri kurum amirine, sanığa, suçtan zarar görene ve şikayetçiye bildirilir.

ASKERİ SAVCININ SORUŞTURMANIN GEÇİCİ OLARAK TATİLİNE KARAR VERMESİ:

Madde 106 - Askeri savcı sanığın gaip olması veya suçu işledikten sonra akıl hastalığına uğraması sebeplerinden dolayı kamu davasının açılmasının imkansızlığını anlarsa veya kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda, şikayet olunmamış veya kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı suçlarda izin veya karar alınmamış ise, soruşturmanın geçici olarak tatiline karar verir ve sebepleri ile birlikte dosyasına koyar.

ASKERİ SAVCININ KARARINA İTİRAZ:

Madde 107 - Askeri savcı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile soruşturmanın geçici olarak tatiline dair karara karşı, suçtan zarar gören ile nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri, kararın kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içinde bu kararı veren askeri savcının nezdinde olduğu askeri mahkemeye yer itibariyle en yakın askeri mahkemede itiraz edebilirler. En yakın askeri mahkemenin tayininde kararsızlık olursa, bu husus Milli Savunma Bakanlığınca giderilir.

İtiraz isteminde kamu davasının açılmasını haklı gösterecek olaylar ve deliller gösterilir.

İTİRAZIN İNCELENMESİ VE SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİ:

Madde 108 - İtiraz üzerine askeri savcının o zamana kadar yaptığı soruşturmayı içine alan dosya, itirazı inceliyecek olan askeri mahkemeye gönderilir.

Askeri mahkeme, mehil tayin ederek bir diyeceği varsa bildirmesi için itiraz istemini sanığa tebliğ edebilir.

Askeri mahkeme kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine lüzum görürse gereken soruşturmayı yetkili askeri savcıya yaptırabilir.

İTİRAZIN REDDİ:

Madde 109 - İtiraz süresi içinde yapılmamış veya sebep gösterilmemişse veyahut kamu davasının açılması için yeter sebepler bulunmazsa askeri mahkeme itirazı reddeder.

Red kararı suçtan zarar görene; eğer itiraz nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri tarafından yapılmış ise bu makama tebliğ olunur ve ayrıca askeri savcıya ve sanığa bildirilir.

İtiraz reddedildikten sonra kamu davası ancak yeni olaylara ve yeni delillere dayanılarak açılabilir.

İTİRAZIN KABULÜ:

Madde 110 - Askeri mahkeme, itirazın yerinde ve haklı olduğuna kanaat getirirse, sanık hakkında kamu davası açılmasının gerekli olduğuna karar verir ve evrakı yetkili askeri savcıya gönderir.

Bu karar üzerine askeri savcı soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu davasını açar.

MİLLİ SAVUNMA BAKANININ ASKERİ SAVCIYA EMİR VERMESİ:

Madde 111 - Askeri savcı tarafından verilip süresi içinde itiraz edilmiyen veya itiraz edilip de süresi içinde itiraz edilmediğinden veya sebep gösterilmediğinden hakkındaki itiraz reddolunmuş bulunan kovuşturmaya mahal olmadığına ve soruşturmanın geçici olarak tatiline dair kararlar üzerine, Milli Savunma Bakanı soruşturmaya devam edilmesi veya kamu davası açılması hususlarında askeri savcıya emir verebilir.

Kamu davasının açılması hususunda verilecek emir üzerine askeri savcı, soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu davasını açar.

DOSYANIN YETKİLİ MAKAMA GÖNDERİLMESİ:

Madde 112 - Askeri savcı, işin nezdinde bulunduğu askeri mahkemenin görev ve yetkisi dışında olduğunu görürse dosyanın yetkili veya görevli makama gönderilmesine karar verir.

Bu karara karşı sanık ve suçtan zarar gören ile nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri 15 gün içinde itiraz edebilir.

Bu itiraz hakkında 107, 108 ve 109 uncu madde hükümleri uygulanır.

YENİ BİR SUÇTAN DOLAYI SORUŞTURMANIN TATİLİ VE YENİDEN BAŞLANABİLMESİ:

Madde 113 - Sanığa yargılama sonunda verilecek cezanın; sanığın diğer bir suçtan dolayı kesin hükümlü olduğu veya diğer bir suçtan hükümlü olacağı cezaya etkisi yoksa, askeri savcı, kamu davasının açılmasından vazgeçip soruşturmanın geçici olarak tatiline karar verebilir.

Tatil kararı, evvelce kesin hükümlülükten dolayı verilmiş ve bu ceza düşmüş veya değiştirilmiş ve zamanaşımı süresi de geçmemiş ise yeniden soruşturmaya başlanır.

Tatil kararı, işlenen bir suçtan dolayı verilecek ceza gözönünde tutularak verilmiş ve fakat bu cezaya hükmedilmemiş ve zamanaşımı süresi de geçmemiş olursa aynı hüküm uygulanır.

KAMU DAVASININ AÇILMASI:

Madde 114 - Askeri savcı, yapılan hazırlık soruşturması sonunda kamu dava sı açılmasını haklı göstermeye yetecek sebepler bulunursa bir iddianame ile askeri mahkemede davayı açar.

İDDİANAME:

Madde 115 - İddianame, sanığın kimliğini, suç teşkil eden eylemin neden ibaret bulunduğunu ve kanuni unsurları ile delillerini, uygulanması istenen kanun maddelerini ve varsa Hazine zararını ve duruşmanın hangi askeri mahkemede yapılacağını gösterir.

İddianameye itiraz olunamaz.

İKİNCİ BÖLÜM: DURUŞMA HAZIRLIĞI

DURUŞMA GÜNÜNÜN VE SUBAY ÜYENİN TESBİTİ:

Madde 116 - Duruşmanın yapılacağı günün tayini ve subay üyenin tesbit edilip, yazılı olarak bağlı olduğu askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri aracılığı ile çağrılması askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi tarafından yapılır.

Ağır cezalı veya genel ahlaka aykırı olan suçlar ile tutuklu işlerin davaları önce görülür.

ÇAĞRI - TEBLİĞ VE SÜBUT ARAÇLARI:

Madde 117 - Askeri savcı tayin olunan duruşma günü için gerekli hazırlıkları yapar, davetiyeleri gönderir ve suçun sübutuna yarıyacak eşyayı mahkemeye verir. Tanık ve bilirkişilerin çağrılmaları ve getirilmeleri, birinci kısmın yedi ve sekizinci bölüm hükümlerine göre yapılır.

Sanık veya tanık yahut bilirkişinin çok olmasından veya sanığın sorgusunun uzaması ihtimalinden dolayı duruşmanın bir günde bitmiyeceği anlaşılırsa, askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi tanıklarla bilirkişilerin hepsini veya bir kısmını sonraki duruşmaya çağırtabilir.

İDDİANAMENİN SANIĞA TEBLİĞİ:

Madde 118 - (Değişik madde: 08/06/1972 - 1596/1 md.)

İddianame sanığa davetiye ile birlikte verilir.

İddianamenin asker kişilere usulen tebliği sırasında kendilerinin savunma amaciyle bir istemleri varsa vaktinde bildirmeleri gereği de hatırlatılır.

TUTUKLU OLAN VE OLMIYAN SANIKLARIN ÇAĞRILMASI:

Madde 119 - Sanık olan asker kişiler, tayin olunan zamanlarda 81 inci maddeye göre askeri mahkemeye getirilirler.

Asker kişilerden başka tutuklu olmıyan sanıklara tebliğ olunacak davetiyeye özürsüz gelmediği takdirde tutuklanacağı veya zorla getirileceği yazılır.

Tutuklu olan sanıklar 81 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre çağırılırlar.

Bu hallerde 135 inci madde hükmü saklıdır.

Savaş halinde bütün sanıklar zorla getirilebilirler.

TEBLİĞ İLE DURUŞMA GÜNÜ ARASINDAKİ SÜRE:

Madde 120 - İddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en aşağı bir hafta geçmelidir.

Sanık uygun görürse bu süre azaltılabilir.

Bu süreye uyulmamış ise iddianamenin okunmasından önce sanık duruşmanın tehri veya talikini istiyebilir.

Savaş halinde bu fıkralar hükümleri uygulanmıyabilir.

MÜDAFİİNİN ÇAĞRILMASI:

Madde 121 - Müdafi, gerek askeri mahkemece tutulmuş olsun, gerekse sanık tarafından seçilip de askeri mahkemeye bildirilmiş bulunsun sanık ile birlikte çağrılır.

SANIĞIN SAVUNMA DELİLLERİNİN TOPLANMASI İSTEMİ:

Madde 122 - Sanık, duruşmaya tanık veya bilirkişi çağırılmasını veyahut diğer savunma delillerinin toplanmasını isterse bu delillerin ilgili bulunduğu vakıalar gösterilmek şartı ile duruşma gününden beş gün evvel bu konudaki dilekçesini askeri mahkemeye verir.

Er ve erbaşların bu istemleri en yakın amir tarafından düzenlenecek bir tutanakla tesbit edilir.

Askeri mahkeme kıdemli askeri hakiminin bu istemlere ilişkin kararları hemen sanığa tebliğ olunur.

Sanığın kabul olunan istemleri askeri savcıya da bildirilir.

SANIĞIN TANIK VE BİLİRKİŞİYİ DOĞRUDAN DOĞRUYA ÇAĞIRTMASI VEYA BİRLİKTE GETİRMESİ:

Madde 123 - Tanık ve bilirkişi çağırılması hakkındaki istemi reddolunan sanık, yol giderleri ile kaybedeceği vakit için tarifeye göre verilmesi gerekli tazminatı mahkeme kalemine depo etmek şartı ile bu kimseleri doğrudan doğruya çağırtabileceği gibi önceden bir istemde bulunmasa da kendisi birlikte getirebilir.

Yukarıki fıkra uyarınca mahkemece çağırılan kimse, yol gideri ile vakit kaybı tazminatı davetiyenin tebliği sırasında kendisine verilir veya bu paraların mahkeme kalemine depo edildiği kendisine bildirilirse, duruşmada hazır bulunmak zorundadır.

Çağırtılan kimsenin sözleri duruşma sırasında işin aydınlanmasına yararsa, mahkeme istem halinde yukarıdaki fıkrada yazılı gider ve tazminatın Devlet Hazinesinden verilmesine karar verir.

KIDEMLİ HAKİMİN DELİL TOPLAMASI:

Madde 124 - Askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi de kendiliğinden tanık ve bilirkişilerin çağırılmasına ve başkaca sübut delillerinin toplanmasına karar verebilir.

ÇAĞIRILAN TANIK VE BİLİRKİŞİLERİN SANIĞA VE ASKERİ SAVCIYA BİLDİRİLMESİ:

Madde 125 - Sanık, doğrudan doğruya çağırttığı veya duruşmaya birlikte getireceği tanık ve bilirkişilerin ad ve soyadları ile konut ve ikametgahlarını zamanında askeri savcıya bildirir.

Askeri savcı da iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine çağırılan tanık ve bilirkişiden başka gerek askeri mahkeme kıdemli askeri hakiminin kararı ve gerekse kendiliğinden başka kimseleri çağırtacak ise bunların isimleri ile konut veya ikametgahlarını sanığa zamanında bildirir.

NAİP VEYA İSTİNABE YOLU İLE DİNLENİLME:

Madde 126 - Hastalık, sakatlık veya önüne geçilmesi mümkün olmıyan başka bir sebeple, bir tanık veya bilirkişinin uzun veya belli olmıyan bir süre için duruşmada hazır bulunmasının kabil olamıyacağı anlaşılırsa, askeri mahkeme bir naip tarafından veya istinabe yolu ile onun dinlenmesine karar verebilir. Naip, askeri hakimlerden olur. Yemin verilmesi gereken hususlarda tanık veya bilirkişi yeminle dinlenir.

Bu hüküm konutlarının uzak bulunmasından ötürü çağırılmaları zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanabilir.

(Ek fıkra: 11/08/1983 - 2875/5 md.) Ek 1 inci madde kapsamına giren davalarda tanık ve bilirkişileri istinabe yoluyla dinlemeye askeri mahkemenin askeri hakim sınıfından bir üyesi yetkilidir.

TANIK VE BİLİRKİŞİNİN DİNLENECEĞİ GÜNÜN BİLDİRİLMESİ, YENİDEN KEŞİF VE MUAYENE, İDDİANAMENİN GERİ ALINMASI:

Madde 127 - İşin gecikmesine sebep olmıyacaksa tanık ve bilirkişinin dinlenmesi için tayin edilen gün askeri savcıya, sanığa ve müdafiye bildirilir. Bunların, dinlenme sırasında hazır bulunmaları şart değildir. Düzenlenen tutanak askeri savcıya ve müdafiye gösterilir.

Tutuklu olan sanık, ancak tutuklu bulunduğu yerdeki askeri mahkeme binası içinde yapılacak bu nevi işlerde hazır bulunmayı istiyebilir.

Duruşmanın hazırlanması için yeniden keşif ve muayeneye ihtiyaç görüldüğü takdirde aynı suretle işlem yapılır.

Yeni haller ve sebepler çıktığında askeri savcı duruşma başlamadan evvel sanık lehine olarak iddianamesini değiştirebilir veya geri alabilir.

Böyle bir halde soruşturmaya ait hükümler uygulanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: DURUŞMA USULÜ

DURUŞMA:

Madde 128 - Duruşmada, hükme katılacaklar ile askeri savcı ve tutanak katibinin hazır bulunmaları şarttır.

Duruşma ara verilmeksizin yapılır.

BİRDEN ÇOK ASKERİ SAVCI, MÜDAFİ VE TUTANAK KATİBİNİN DURUŞMAYA KATILMASI:

Madde 129 - Birden çok askeri savcı veya askeri savcı ve yardımcısı ile tutunak katibi ve müdafi aynı zamanda duruşmaya katılabilecekleri gibi değişme suretiyle de işi aralarında bölebilirler.

TEHİR VE TALİK İSTEMİ VE KARARLAR:

Madde 130 - Duruşmanın tehirine veya talikine dair istemlere, askeri mahkeme karar verir.

88 inci maddede yazılı hal dışında müdafiin engeli olması, tehir ve talik isteminde bulunmak için sanığa bir hak vermez.

120 nci maddede yazılı süreye uyulmamış ise askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi duruşmanın tehir veya talikini istemeye hakkı olduğunu sanığa bildirir.

TEHİR SÜRESİ VE DURUŞMANIN TEKRARI:

Madde 131 - (Değişik madde: 08/06/1972 - 1596/1 md.)

Tehir olunan duruşmaya, zorunluk olmadıkça, sekiz günden fazla ara verilmez.

Tehir süresi sekiz günü geçtiği veya 130 uncu maddeye göre duruşma talik olunduğu veyahut askeri mahkeme kurulu arasında kısmen veya tamamen değişiklik olduğu takdirde eski duruşma tutanaklarının okunması yolu ile duruşma tekrarlanır.

Savaş halinde ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.

ASKERİ MAHKEMENİN VERECEĞİ TUTUKLULUK KARARI:

Madde 132 - (Değişik madde: 09/10/1996 - 4191/14 md.)

Askeri mahkeme, duruşmanın tehir ve taliki halinde veya hüküm ile birlikte 71 inci maddede yazılı hallerde tutuklama kararı verebilir. Tutuklama kararına karşı 74 üncü madde gereğince itiraz edilebilir.

Askeri mahkeme; tutuklu bulunan sanığın duruşmasında, tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğini, her oturumda veya şartlar gerçekleştiğinde davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar askeri savcı veya sanığın istemi üzerine veya resen inceleyerek karara bağlar.

SANIĞIN GELMEMESİ:

Madde 133 - (Değişik fıkra: 11/08/1983 - 2875/6 md.) 147 nci maddenin 2 nci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere askeri mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamaz.

Gelmemenin haklı sebeplere dayandığı ispatlanamaz ise, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde 119 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı sanıklar hakkında, zorla getirilme veya tutukluluk kararı verilebilir.

(Ek fıkra: 21/01/1981 - 2376/4 md.) Yargılandığı suçtan ötürü yüzüne karşı verilmiş bir tutuklama kararından sonra firar eden sanığın duruşmada sorguya çekilmiş ve artık duruşmada hazır bulunmasına mahkemece lüzum görülmemiş olması halinde dava gıyabında görülerek bitirilebilir.

DURUŞMA SIRASINDA SANIĞIN SAVUŞMASI:

Madde 134 - Sanık duruşmanın devamı süresince hazır bulunur. Ağır cezalı işlerde askeri mahkemece savuşmanın önüne geçmek için gerekli tedbirler alınır ve duruşmanın 24 saati geçmeyen tehiri hallerinde sanığın en çok bu süre kadar göz altında tutulmasına karar verilebilir.

SANIK GELMESE DE DURUŞMA YAPILABİLECEK HALLER:

Madde 135 - İddianamede yazılı olan suç, gerek yalnız ve gerekse birlikte olarak, para cezası ile hafif hapsi veya zoralımı gerektirirse sanık gelmese de duruşma yapılabilir.

Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiyede ve askeri kişiler için 118 inci madde gereğince yapılacak tebliğlerden kendisi gelmese de duruşmanın yapılabileceği yazılır.

SANIĞIN DURUŞMADAN VARESTE TUTULMASI:

Madde 136 - (Değişik madde: 08/06/1972 - 1596/1 md.)

Sanık veya vekaletnamesinde sarahat bulunması halinde müdafiin istemi üzerine, sanık, duruşmada hazır bulunmak zorunluluğundan vareste tutulabilir.

(Değişik fıkra: 11/08/1983 - 2875/7 md.) Sanığın bu istemi hakkında askeri mahkemece karar verilir. Bu takdirde sanık mahkemece iddia hakkında sorguya çekilmemiş ise, davaya esas olan vakıalar üzerine, istinabe suretiyle sorguya çekilir. Ek 1 inci madde kapsamına giren davalarda istinabe edilen mahkeme askeri mahkeme ise, sanığı dinlemeye bu mahkemenin askeri hakim sınıfından bir üyesi yetkilidir.

Sanık talik veya tehiri takibeden günde duruşmaya gelmez ise, dava hakkında evvelce kendisi sorguya çekilmiş ve artık huzuruna mahkemece lüzum görülmemiş olursa vareste istemi olmasa dahi dava gıyabında bitirilebilir.

Sanık, davanın görüldüğü askeri mahkemeden uzakta bulunan bir mahalde herhangi bir suçtan ötürü tutuklu bulunmakta veya cezası infaz edilmekte ise, duruşmadan vareste tutulma isteminde bulunmasa dahi, bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığı ile sorgusu ve ağır cezalı işlerde esas hakkındaki iddiadan sonra savunması tespit olunur.

Sorguya ait tutanak duruşma sırasında okunur.

Askeri mahkemece sanığın bizzat hazır bulunmasına veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde zorla getirilmesine her zaman karar verilebilir.

Sanık bulunmaksızın duruşma yapılabilecek olan davalarda sanığın müdafi gönderme yetkisi vardır.

(Ek fıkra: 21/01/1981 - 2376/5 md.) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer sebeplerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilmiş olan tutuklunun sorgusu yapılmış olması şartıyla hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için celbedilmemesine mahkemece karar verilebilir.

(Ek fıkra: 11/08/1983 - 2875/7 md.) Bulunmaması nedeniyle sorgusu yapılmayan sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılırsa, sanığın sorgusu yapılmasa dahi dava gıyabında bitirilebilir.

DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ VE AYRILMASI:

Madde 137 - Askeri mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlılık görürse, bu bağlılık 18 inci maddede gösterilen şekilde olmasa da birlikte bakmak ve hükmolunmak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir.

Birleştirilen davalar hakkında her zaman ayrılma kararı verilebilir.

DURUŞMANIN AÇIKLIĞI:

Madde 138 - Askeri mahkemelerde duruşma her zaman açıktır. Ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına askeri mahkeme karar verebilir.

Duruşmanın kapalı yapılması kararı ve sebepleriyle hüküm açık olarak tefhim edilir.

AÇIKLIĞIN KALDIRILMASI HAKKINDAKİ DURUŞMANIN KAPALILIĞI:

Madde 139 - Yukardaki maddede gösterilen hallerde duruşma açıklığının kaldırılması istemine dair yapılacak olan duruşma, istem üzerine veya askeri mahkemece uygun görülürse kapalı yapılır.

KAPALILIK SEBEPLERİNİN AÇIKLANMAMASI İÇİN UYARMA:

Madde 140 - Duruşmanın kapalı yapılmasını gerektiren sebeplerin açığa vurulmaması hususunda, askeri mahkeme başkanı askeri mahkemede bulunması zorunlu olanları uyarır.

SANIĞIN ASTI OLANLARIN DURUŞMADA BULUNMAMASI:

Madde 141 - Duruşmada asker kişilerden, sanığın astı olanlar dinleyici olarak bulunamazlar. Sanıklar birden çok ise en büyüğünün rütbe ve kıdemi esas alınır.

Suçtan zarar gören asker kişi, rütbesi ne olursa olsun, duruşmada hazır bulunabilir. Ancak, askeri mahkeme disiplin sebeplerinden dolayı bu kimseyi de duruşma salonundan çıkarabilir.

YAYIM YASAĞI:

Madde 142 - Kapalı yapılan yargılamanın yayımlanması yasaktır.

Açık yapılan yargılamaların yayımı; milli güvenliği veya genel ahlakı korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı, suçsuz kişilerin suçlu duruma düşmesini veya gerçek suçluların kurtarılmasını önlemek için askeri mahkemenin kararı ile yasaklanabilir.

Bu konuda verilecek karar açık olarak tefhim edilir.

(Değişik fıkra: 09/10/1996 - 4191/15 md.) Yasağa aykırı hareket edenler hakkında, asıl davaya bakan askeri mahkemece Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 377 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.

DURUŞMANIN İNZİBATİ:

Madde 143 - (Değişik madde: 08/06/1972 - 1596/1 md.)

Duruşmanın inzibatını sağlamak askeri mahkeme başkanına aittir.

Duruşmanın inzibatını bozan her kişiyi, askeri mahkeme başkanı duruşma salonundan çıkartır.

Mahkemeye, mahkeme başkanı ve üyelerinden herhangi birine, askeri savcıya, tutanak yazarına ve görevlilere karşı uygun olmayan söz ve davranışlarda bulunan kişi hakkında askeri mahkemece tutuklama kararı verilir ve bu kişi yirmi dört saat içinde sorguya çekilerek inzibati nitelikte olmak üzere bir aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır. Tutuklu veya hükümlüler hakkında bu ceza hücrede infaz olunur. Bu kararlar kesindir.

(Ek fıkra: 21/01/1981 - 2376/6 md.) Yukarıdaki fıkralar uyarınca duruşma salonundan çıkarılan veya tutuklanan kimse sanık veya müdahil ise, sonra gelen oturumda da duruşmayı önemli ölçüde aksatacak davranışlara devam edeceği anlaşılır ve hazır bulunması gerekli görülmezse yokluğunda duruşmaya devam olunmasına mahkemece karar verilebilir. Bu karar esasa ilişkin iddia ve savunmanın yapılmasına engel olacak biçimde uygulanamaz.

Bir kimse askeri mahkemede duruşma sırasında bir suç işlerse askeri mahkeme, olayı tespit eder ve bu hususta düzenleyeceği tutanağı yetkili makama gönderir. 71 inci maddeye giren hallerde askeri mahkeme o kişinin tutuklanmasına da karar verebilir. Mahkeme, duruşmanın inzibatını bozan sözlü ve yazılı beyanat ve davranışlar ile mahkemeye, mahkeme başkanı ve üyelerden herhangi birine, askeri savcıya, tutanak yazarına ve görevlilere karşı uygun olmayan söz ve davranışlar hakkında yayın yasağı koyabilir; bu yasağa rağmen yayında bulunanlar askeri mahkeme tarafından üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile birlikte 1 000 liradan 3000 liraya kadar ağır para cezası verilir.

Savaş halinde:

Duruşmanın inzibatını bozan sanık ve müdafileri, o günkü duruşmanın tamamına çıkmamak üzere askeri mahkeme başkanı salondan çıkartır. Birden ziyade duruşmadan çıkarılan sanık ve müdafiler bir daha aynı dava ile ilgili duruşmalara katılamazlar.

Yukarda yazılı hallerde salondan çıkarılan sanık ve müdafiler, mahkemenin tayin edeceği süre içinde yazılı savunma verebilirler.

DURUŞMANIN YÖNETİMİ:

Madde 144 - Duruşmayı askeri mahkeme kurulundaki en kıdemli askeri hakim yönetir. Bu hakimin görevini yapmasına kanuni engeller çıkarsa kendisinden sonra gelen askeri hakimler kıdemlerine göre bu görevi yaparlar.

Duruşmada ilgili olanlardan biri, duruşmanın yönetimine ilişkin kıdemli askeri hakim tarafından alınan bir tedbirin yerinde olmadığını ileri sürerse, askeri mahkeme bu konuda karar verir.

TANIK VE BİLİRKİŞİLERE SORU SORULMASI:

Madde 145 - Askeri savcı ve sanık tarafından gösterilen tanıklarla bilirkişilerin dinlenmelerini ve bunlara soru sormayı mahkeme üyelerinden biri veya askeri savcı veya müdafi isterlerse, bunların soru sormasına izin verilir.

Gerekli olmıyan ve dava ile ilgili bulunmıyan soruları duruşmayı yöneten askeri hakim yasaklıyabilir.

Bir sorunun sorulmasının gerekli bulunup bulunmadığında kararsızlık olursa, askeri mahkeme bu hususta karar verir.

DURUŞMANIN BAŞLAMASI:

Madde 146 - (Değişik madde: 11/08/1983 - 2875/8 md.)

Duruşmaya sanık, müdafi, tanık ve bilirkişilerin yoklaması ile başlanır.

Bu işlemden sonra tanıklar ve bilirkişiler duruşma salonundan çıkarılırlar.

Sanığın kimliği tespit edilir, hüviyetini söylemeyen sanığın dosyada kayıtlı hüviyetinin tutanağa geçirilmesi ile yetinilir. Kimlik tespitinden sonra askeri savcı; suç teşkil eden eylemin neden ibaret bulunduğunu ve kanuni unsurları ile uygulanması istenen kanun maddelerini belirtmek suretiyle iddianameyi özetleyerek okuyabilir. Bundan sonra 83 üncü madde gereğince sanığın sorgusu yapılır.

DELİLLERİN İKAMESİ:

Madde 147 - Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ikamesine başlanılır.

(Ek fıkra: 11/08/1983 - 2875/9 md.) Sanığın sorgusunun yapılamamış olması delillerin ikamesine mani değildir. Ancak sonradan gelen sanığa, ikame edilen delillerin içeriği bildirilir.

Bir delilin iradı hususundaki istemin reddi söz konusu olur veya bazı delillerin iradına izin verilmesi duruşmanın tehir veya talikini gerektirirse askeri mahkeme bu hususta bir karar verir.

Askeri mahkeme istem üzerine veya kendiliğinden tanık veya bilirkişi çağrılmasını ve başka sübut sebeplerinin hazırlanmasını ve iradını emredebilir. Bu konularda 126 ve 127 nci maddelerin hükümleri uygulanır.

DELİLLERDEN VAZGEÇİLMESİ VE DELİLLERİN REDDİ:

Madde 148 - Askeri savcı ile sanık birleşirlerse, askeri mahkeme herhangi bir delilden vazgeçebilir. Eğer delillerden birinin önemsiz olduğuna askeri mahkemece karar verilir veya sanık lehine evvelce sabit olmuş bir duruma ilişkin olursa, askeri mahkeme bu delili reddedebilir. Bu husustaki karar gerekçesiyle tutanağa geçirilir.

59 - 65 inci maddeler hükümleri askeri mahkemelerde de uygulanır.

DELİL VE VAKIANIN GEÇ İRADEDİLMESİ:

Madde 149 - Delilin veya ispat olunacak vakıanın geç iradedilmesi, ikamesi isteminin reddine sebep olmaz.

Bununla beraber tanıkların ve bilirkişinin isimleri hasıma geç tebliğ edilmiş ve ispat edilecek olay hasım tarafından izahatta bulunmıya vakit elverişli olmıyacak derecede geç bildirilmiş ise, hasım tarafı, delillerin ikamesi sona ermeden önce bilgi edinmek üzere duruşmanın tehir veya talikini istiyebilir.

Askeri mahkemece çağrılacak tanıklar ve bilirkişi hakkında askeri savcı ve sanığın aynı hakkı vardır.

SORGUDA SANIĞIN DIŞARI ÇIKARILABİLMESİ:

Madde 150 - Askeri mahkeme suç ortağının veya tanığın, sanığın yüzüne karşı gerçeği söyleyemeyeceğinden şüphe ederse, bunların sorguları veya dinlenilmeleri sırasında sanığı dışarı çıkarabilir.

Sanık tekrar askeri mahkemeye getirildiği zaman yokluğunda geçen söz ve işlerin esaslı noktaları kendisine bildirilir. Sanık mahkemenin sükunetini bozduğundan dolayı dışarı çıkarılmış ise yine bu hüküm uygulanır.

İdeal Hukuk Bürosu İdeal Hukuk ve Düşünce Derneği www.hasansen.av.tr

Bu Site İdeal Hukuk Bürosu'nun Bir Portal Hizmetidir. Tüm Hakları İdeal Hukuk Bürosu'na Aittir.